
Avrupa Birliği Komisyonu’nun son öngörülerine göre, Belçika 2027 yılında Euro Bölgesi’nde en yüksek bütçe açığına sahip ülke olacak. Ülkenin kamu açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 5,9’una ulaşacağı belirtiliyor. Bu rakam yaklaşık 35 milyar avroya denk geliyor. Belçika, geçmişte finansal zorluk yaşayan İspanya, Portekiz, Yunanistan ve İtalya’nın bile gerisinde kalmış durumda.
Ekonomistler ve siyasi gözlemciler, Belçika’nın bu duruma yüksek kamu borcu ve olumsuz ekonomik konjonktür nedeniyle geldiği görüşünde. Özellikle devlet borcunun faiz yükü her yıl artarken, bu durum adeta “kar topu etkisi” oluşturuyor. Savunma harcamalarındaki artış da bütçe üzerindeki baskıyı artırıyor; ancak bu alanda tüm Avrupa ülkelerinde benzer bir eğilim bulunuyor.
Başbakan De Wever hükümeti çeşitli reformlar açıklasa da, Avrupa Komisyonu bu vaatlerin tutarlılığı konusunda şüpheli. Komisyon, işsizlik ve emeklilik alanındaki planların, özellikle yaşlanan nüfusun etkisini dengelemekte yetersiz olduğunu düşünüyor. Ayrıca, Avrupa Komisyonu Belçika’nın vergi ve harcama reformlarındaki iyimser beklentilerini gerçekçi bulmuyor.
Uzmanlara göre, Belçika’nın bütçesini toparlaması için daha derin ve cesur adımlar şart. Yalnızca 10 milyar avro değil, en az 15 milyar avro kaynak bulunması gerektiği vurgulanıyor. Vergi sisteminin köklü biçimde reforme edilmesinin yanı sıra, sağlık hizmetlerinde de kapsamlı değişiklikler zaruri görünüyor. Tüm bu adımlar, tüm siyasi partilerin kararlı ve uzlaşmacı yaklaşımını gerektiriyor.








