EDİTÖRÜN ANALİZİ: Trump, Avrupa Birliği’ne ihanet etti, Türkiye ile kaderini birleştirdi
Putin, Sovyetler Birliği’ni yeniden diriltmeye ant içerken, Trump da Siyonistlerin amaçları doğrultusunda yeni bir Ortadoğu inşa edecek gibi görünüyor ve elini de çok çabuk tutacak. Çünkü büyük İsrail kurulmalı ve bunun için kimin sesi çıkıyorsa onun imha edilmesi gerekiyor.

Putin büyük bir lokma ve Trump çok iyi biliyor ki Putin’den parça koparmak, ayıdan parça koparmaktan daha zordur. Bu nedenle şimdilik “dost olalım” mantığı güdüyor gibi yapıyor ve en yakın zamanda patronun kim olduğunu Putin’e de göstereceğim diyerek avunuyor.
Burada kaybeden, Avrupa’nın bugün demokrasi temelinde kurduğu birliği olacak. Daha küçük bir Avrupa Birliği’ne, aşırı sağcılar şimdiden hazır.
Arka planda İran da perde arkasından garanti gibi görünüyor. Trump, Putin ile el ele vererek yeni bir dünya yaratmak istiyor. Ancak muhasebe çok zor görünmüyor. Kanada’nın, Orta ve Güney Amerika’nın birleştiği, Grönland hatta İzlanda’ya kadar ABD’ye dahil olduğu bir düzen hayal ediliyor. Ortadoğu’da ise daha büyük bir İsrail hedefleniyor. Rusya ise sınırlarını Kafkasların tamamına kadar genişletmek istiyor. Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan gibi ülkeler, bu planın en başında yer alıyor.
İran, İslam âlemine sokuşturmak istediği fitnenin derdinde ve sözüm ona ABD ile savaşıyoruz diyerek kitlesini peşinden koşturan bir sistemin parçası olmuş durumda. Ayrıca Kuzey Kore’nin gizemli patronu da kendince bir parça koparma peşinde. Yunanlarla bu konuda iyi anlaşabileceklerini düşünebiliriz. Türkiye’ye olan kini zaten ortada. Kore Savaşı’nda Türkiye’nin asker göndererek Kuzey’e karşı savaşta etkili olması, belki de Kuzey Kore’nin Türkiye’ye duyduğu husumetin temel nedenlerinden biri. Ancak pazarlıkta söz alacak çapta olmadığı da aşikâr.
Türkiye ve Avrupalıların kaderi birbirine bağlanmış bulunuyor. Yeni dünya düzeninde Avrupa, bugünkü medeniyetini korumak, yıkım ve kaostan kurtulmak, kendi aralarında savaşmaktan kaçınmak için Türkiye’ye kaderini bağlamıştır. Türkiye de bu yeni dünya düzeninde Avrupa’nın medeniyeti gibi yalnız bırakılmıştır. Üstelik Yunanlar Ege’yi, Siyonistler Doğu’yu almak istiyor ve birkaç şehre “Türkiye Cumhuriyeti” denmesiyle yetinilmesini planlıyorlar.
Bu nedenle Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne dahil edilmesi, taraflara en faydalı adım olacaktır. Trump aklını kaçırmış, patronu ne diyorsa harfiyen yapan ve kendine verilen yetki çerçevesinde hareket eden biri. Kendisinin düşünme kapasitesi tartışılır. Bir bunak değilmiş gibi davranıyor ama bu konuda başarılı olduğu söylenemez. Egosu tavan yapmış, sonradan görme cahil gibi davranıyor ve dünyanın altını üstüne getiriyor. Sonuçları yıkım, ölüm, kan, kaos olsa dahi onun için önemli değil. Trump, dünyayı birbirine katmadan o koltuktan kalkmayacak ve kuvvetle muhtemel ABD’nin son başkanı olarak tarihte utanç haritasında yerini alacaktır.
Bu nedenle, Avrupa’nın Türkiye ile her anlamda işbirliğini acilen artırmanın yollarını araması gerekmektedir. Aksi halde, Doğu ve Kuzey Avrupa’yı Putin’e teslim etmiş olacaklar. Artık o bölgeler, Putin’in imparatorluğunun birer parçası haline gelmiştir. Batı Avrupa ise aşırı sağcılar tarafından harap edilerek zayıflatılacak. Bunun sonucunda, birbirleriyle savaşan sayısız topluluk ortaya çıkacak. Bu, Avrupa’nın yıkımı anlamına gelir.
Aynı zamanda, Putin, Trump ve İran’ın Ruhani Lideri ile Kim Jong-un gibi otoriter liderler, akıllarındaki yeni dünya düzeninde ne Avrupa’ya ne de Türkiye’ye acıyacaktır. Çünkü her birinin kendine göre bir amacı ve dayanağı vardır. Birlik olmak en doğru çözümdür. Şimdi, var olmak için bu ittifaka karşı birlikte durma zamanıdır.








