Bulgaristan sağlık sistemindeki finansman açığı ekonomide ciddi risk yaratıyor
Yeni analiz, düşük sağlık primlerinin ve önleyici hizmetlerin yetersizliğinin ülke ekonomisini ciddi şekilde tehdit ettiğini ortaya koyuyor.

Bulgaristan’ın sağlık sistemindeki kronik finansman açığı ülke ekonomisi için büyük bir risk oluşturuyor. Health Metrics tarafından hazırlanan ve sağlık ekonomisti Arkadi Şarkov’un sunduğu ‘Eylemsizliğin Bedeli’ başlıklı analiz, mevcut yüzde 8’lik sağlık primlerinin 2040 yılına kadar Bulgaristan’a 50 milyar levadan fazla kayba yol açabileceğini ortaya koydu.
Analizde, sağlık hizmetlerine yapılan düşük kamu yatırımlarının, düşük üretkenlik ve artan ölüm oranları başta olmak üzere hem doğrudan hem de dolaylı kayıplar getirdiği vurgulanıyor. Halihazırda ülke, kamu sağlık harcamalarında Avrupa Birliği’nin ortalamasının (yüzde 8) oldukça altında, yüzde 5 seviyesinde bulunuyor. Bu fark gittikçe büyüyerek ekonomiye artan bir yük oluşturuyor.
Yaşlanan nüfus ve kronik hastalıkların yaygınlığı, sağlık sistemine olan ihtiyacı artırıyor. Ancak yetersiz finansman nedeniyle birçok hastalık geç teşhis ediliyor; bu da hastaneye yatışların ve iş gücü kaybının artmasına, yıllık bazda gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 1 ila 1,5’inin kaybedilmesine yol açıyor. Sadece engelliliğe ayarlanmış yaşam yılı kaybı (DALY) 2040’a kadar 4,5 milyar levanın üzerinde ekonomik kayba neden olabilir.
Düşük prim oranı, vatandaşların cepten yaptığı sağlık harcamalarını da yükseltiyor. Günümüzde Bulgarlar, daha iyi finanse edilen ülkelerin üç-dört katı fazla olacak şekilde yılda 7 milyar leva üzerinde cepten ödeme yapıyor. Bu durum, muayene ve tedavilerin ertelenmesine, komplikasyon riskinin artmasına ve ek maliyetlere sebep oluyor.
Analize göre, sağlık sigorta primlerinin yüzde 10’a çıkarılması, sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli bir adım olarak görülüyor. Bu artış, sağlık sigortası fonunun daha güçlü bir bütçeye sahip olmasını, hastane altyapısının modernleşmesini, uzmanların ülkede kalmasını ve hizmet kalitesinin yükselmesini mümkün kılacak.
Raporda, her yatırılan levanın topluma üç kat getiriyle geri döndüğü, daha iyi sağlık, daha az hastane yatışı ve daha yüksek verimlilik anlamına geldiği belirtiliyor. Sonuç olarak, finansmanda herhangi bir değişiklik yapılmazsa ülke, 2040 yılına kadar hem ekonomik büyümeden hem de halk sağlığından büyük kayıplar yaşamaya devam edecek. Sürdürülebilir finansman ise uzun vadede sağlık sisteminin istikrarı ve toplumun refahı için yatırım olarak görülüyor.








