
Belçika’da polis teşkilatı, kronik personel eksikliği ve kamuoyundaki güven kaybının yanı sıra yeniden gündeme gelen orantısız güç kullanımı iddiaları ile büyük baskı altında bulunuyor. Siyasi otoriteler, güvenlik güçlerini güçlendirme yönünde vaatlerde bulunsa da, polis teşkilatındaki alımlar hala yetersiz kalıyor.
Federal adli polisin Brüksel’de en az 100 dedektif eksik olması, şiddet ve uyuşturucu suçlarına yönelik soruşturmaları etkiliyor. Komşu Flaman Bölgesi Brabant’ta ise görevlilerin, başkentteki daha yüksek ücretler ve ikramiyeler nedeniyle başka yerlere kaydığı bildiriliyor. Anvers’te de, tam zamanlı çalışandan yarı zamanlıya geçişlerin ve ek işler yapan çalışanların artması nedeniyle personel açığı büyüyor.
Anvers şehri, 2031 yılına kadar görünür polis varlığını artırmayı planlarken, bürokrasiyi azaltmak ve devriyelere daha fazla zaman ayırmak amacıyla yapay zeka kullanmayı hedefliyor. Federal hükümet de Brüksel için benzer şekilde daha fazla polisin sokakta olacağını duyurdu, ancak işe alımlarda yavaşlama devam ediyor.
Eurostat verilerine göre 2022 yılında Belçika’da her 100 bin kişiye 338 polis düşüyordu ve ülkede toplam 39 bin 301 polis görev yapıyordu. Ancak son yıllarda personel yetersizliği devam ediyor.
Yetkililer, daha fazla adayın başvurmasını sağlamak için polis alım sürecini değiştirerek, sabıka kaydı olanların da başvurmasına izin verdi. Ancak yetkililer, tüm adayların sonradan kapsamlı bir ahlaki bütünlük değerlendirmesine tabi tutulduğunu ve standartlarda gevşeme olmadığını savunuyor.
Kadınların ve etnik azınlıkların polis teşkilatındaki temsilinin düşük olması ise eleştirileri artırıyor. 2020 yılında polis akademisindeki öğrencilerin yüzde 32’si kadınken, 2024 yılında bu oran yüzde 26’ya geriledi. Ülke genelinde çeşitliliği artırmaya yönelik kampanyalar başlatılsa da, algıdaki olumsuzluklar bu çabaları gölgeliyor.
Kamuoyunda, polis teşkilatında gittikçe artan orantısız güç kullanımı ve kurumsal kibir algısı tartışmalara neden oluyor. Ekim ayında sendikalar, Brüksel’deki gösterilerde polisin aşırı güç kullandığını gündeme getirdi. Özellikle 11 yaşındaki bir çocuğun polis aracı çarpması sonucu hayatını kaybetmesiyle başlayan protestolar, sistemsel sorunlara işaret etti.
Yetkililer, polis teşkilatının hem kadro hem de itibar kaybı sorunlarını eş zamanlı çözmek için yeni adımlar atılsa da, kamuoyunda güvenin yeniden sağlanmasının personel açığını kapatmaktan daha zor olabileceği görüşünde birleşiyor.








