Avrupa’da enerji krizi alarmı: Hürmüz Boğazı gerilimi arz riskini artırdı

Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan askeri gerilim, küresel enerji arz güvenliği üzerinde ciddi riskler oluştururken Avrupa ülkelerinde yeni bir enerji krizi endişesini gündeme taşıdı.
Hürmüz Boğazı’nda sevkiyatların durma noktasına gelmesi, Katar’daki LNG tesislerine yönelik saldırılar ve doğalgaz depolarındaki doluluk oranının %30’un altına gerilemesi, enerji fiyatlarında hızlı bir yükselişe neden oldu.
Avrupa’nın en büyük doğalgaz ticaret noktası olan Hollanda merkezli TTF’de, gaz fiyatları 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Enerjideki arz sıkıntısı, akaryakıt fiyatlarının hızla yükselmesiyle pompaya da yansırken Almanya’da Super E10 benzin türünün litre fiyatı 2 euroyu aştı. Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, kriz ekibini yeniden göreve çağırırken Sosyal Demokrat Parti ve Hristiyan Birlik Partileri arasında 2022’deki Ukrayna krizi döneminde uygulanan enerji tedbirlerinin tekrar gündeme alınması tartışılıyor.
Uzmanlar, İran ile gerilimin ve petrol fiyatlarındaki artışın devam etmesi halinde, sanayi ve tüketiciler üzerindeki mali baskının büyüyeceğini belirtiyor.
Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’nın doğalgaz tedarik yapısının büyük ölçüde değiştiği, Rus gazının pazar payının %15’e kadar gerilediği, Norveç ve ABD gibi alternatif kaynakların öne çıktığı bildiriliyor. AB genelinde gaz depolarındaki doluluk oranının %29,9’a düştüğü ve yaz aylarında %90 doluluğa ulaşılabilmesi için yüksek hacimli alımlar yapılması gerekeceği ifade ediliyor.
Analistler, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin Avrupa’da fosil yakıtlardan çıkışı hızlandırabileceğini ancak enerji maliyetlerindeki artışın ekonomi üzerindeki baskıyı artırmaya devam edeceğini vurguluyor.







