
Almanya’da yürürlüğe giren hastane reformu, ülke genelindeki hastane yapısını önemli ölçüde değiştiriyor. Özellikle küçük ölçekli hastaneler maliyet baskısı altında kapanma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Koblenz’in güneyinde yer alan ve yaklaşık 16 bin kişinin yaşadığı Boppard kasabasındaki hastane, yıllardır devam eden ekonomik sorunlar nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşılaşıyor.
Boppard Belediye Başkanı Jörg Haseneier, hastanenin doğrudan belediye tarafından işletilmediğini ancak olası bir kapanışın etkilerini yakından hissedeceklerini belirtti. Haseneier, “Güvenilir bir yataklı tedavi hizmetine ihtiyacımız var ve bu hastanenin kaybedilmesi büyük bir kayıp olur,” dedi.
Almanya genelinde durum benzer şekilde endişe verici. RWI-Leibniz Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü’nün hastane değerlendirme raporuna göre, hastanelerin yüzde 43’ü son dönemde zarar açıklarken, yüzde 16’sı ise iflas tehlikesiyle karşı karşıya. Özellikle şehirlerden uzakta kalan küçük hastaneler, personel eksikliği ve artan tıbbi uzmanlaşma gereklilikleri nedeniyle büyük zorluklar yaşıyor.
Federal Sağlık Bakanı Karl Lauterbach’ın yürüttüğü yeni hastane reformuyla birlikte, hastanelerin gelir modeli değiştiriliyor ve vaka başına ödenen miktarın toplam gelirdeki payı azaltılıyor. Ancak uzmanlar, reformun özellikle küçük hastaneleri daha da savunmasız bırakabileceğini ve bu nedenle ülkede hastane kapanışlarının artabileceğini söylüyor.
Hasta hakları savunucuları ise, özellikle yaşlı ve kronik hastaların merkezileşen hastane hizmetleri nedeniyle daha uzun yolculuklar yapmak zorunda kalacağından endişeli. Almanya’nın birçok yerinde olduğu gibi Boppard’da da hastanenin kapanması, hem tıbbi erişimi zorlaştıracak hem de yerel ekonomiye olumsuz etki edecek.
Uzmanlar, ekonomik olarak sorunlu hastanelerin yerine dijital sağlık hizmetleri ya da acil durumlarda helikopterle transfer gibi alternatiflerin geliştirilmesini öneriyor. Ancak Boppard’da olduğu gibi birçok kasabada, hastanenin kapanmaması için mücadele devam ediyor.








