10 yıl 6 ay 13 gün geriye gitmek
Bu makaleyi tam olarak 10 yıl 6 ay 13 gün önce yazmışım. (Görselde yer alan ve aşağıda not olarak arşiv linkini bıraktığım makaleyi)

10 yıl 6 ay 13 gün geriye gitmek. Bu makaleyi tam olarak 10 yıl 6 ay 13 gün önce yazmışım. (Görselde yer alan ve aşağıda not olarak arşiv linkini bıraktığım makaleyi) O zamandan önce ve o zamandan bu yana, herhalde binlerce defa bu konulara dikkat çekmişimdir. O zaman; doğru dürüst adı tanımlanmamış; ‘İslamofobi’ denilmiyor, yada bu ifade çok bilinmiyor veya çoğu insanca kabul görmüyordu, daha çok ‘ırkçı saldırılar’ diyorduk. Fakat birilerimizin dikkate değer bulduğu için bu şekilde oldu, ve uzun zamadır bu duruma “İslamofobi” diyoruz ancak bundan sonrası için öyle görünüyor ki; işi daha kolay bir şekilde çözecekler. Yanisi, büyük eller İslamofobiyi arttırmayı terk etti. Farklı şeyler denemeye başladı..
Yani, camilere domuz bırakmak, Müslüman kadınları yumruklamak; bunların bazı kesimlerce kabul görmemesi ve Müslümanlar arasında dayanışmayı artırması nedeniyle vazgeçildi. Ufak tefek oluyor ancak olanlara da destek veren neredeyse kalmadı. Yapısal olarak bir durum ilerleyişi de söz konusu değil.
Sadede gelmek gerekirse, bu işin daha kolay yolunu buldular. Yani isyancı bir tipe bürünmek yerine; daha kolay olanına yani kaleyi içten fethetmeye karar verdiler. Yani İslamı değiştirecekler. İstedikleri gibi bir hale getirecekler. Ki, gelecek ifadesini kullanıyorum, herhalde 10 yıl geriye gittiğimden olsa gerek. ‘Getirecekler’ değil, maalesef o o zamandı. Bu konuların ilk ortaya çıktığı zamandı; o bugün değil. Bugün Almanya gibi küresel etkileri olan bir ülkede bile Allah’ın ve Peygamberin lanetlediği insanlara cami tahsis ediliyor. Başörtüsüz kadınlar, sözde camiye gelen lanetlenmişleri gezdiriyor. Namahremi gözetmiyor! Allah’ın koyduğu tüm yasakları çiğniyor ve adına Müslüman diyor; ‘ılımlı İslam’ diyor. Ve bu camileri çok kolay bir şekilde açabiliyorlar. Mesele asıl buradadır.
Bu ifadeyi başkaları da kullanıyor! Örneğin, bazı önde gelen Arap ülkelerinin prensleri! Allah’ın dinini değiştirmek için her taraftan bir çaba içerisindeler! Bu, her taraftan gelen saldırıların etkisi her geçen gün artıyor. Kendine Müslümanım diyen bazı akılsızlar ise; bunları destekliyor! Yani adam yoldan çıkmış; Allah’ın lanetlediği kişiler listesine girmiş fakat kendinin Müslüman olduğunu iddia ediyor. Bunun normal bir şey olduğunu ve Allah’ın kendini affedebileceğini düşünüyor..
Bu olacak iş değildir. Sistemi kuran; kuralları da koyar. Kimse ‘benim kuralım budur’ diyemez. Burada söyleyeceklerime tek ekleyeceğim kalıyor. O da baskının dozunun artmaya başladığıdır. Artık ‘yok’ demek; ‘bu böyle değil’ demek; suç sayılacak. Kanunlara aykırı görülecek ve ya onların dediğini diyeceğiz ve kabul edeceğiz ya da bizi bu diyardan gönderecekler. Ama cezaevlerinden ahiret hava yollarına ama kara yolu üzerinden; THY ile devlet tahsisli ücretsiz bilet ile..
https://web.archive.org/web/20131217021721/http://www.aktif.be/belcikali-turk-olmak-suat-bezeng-yaziyor.html







