
Defansör des droits’un Uluslararası Çalışma Örgütü iş birliğiyle yaptığı rapora göre, iş dünyasında ayrımcılık yaygınlığını sürdürüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 90’ı, işe alım ya da kariyer sürecinde ayrımcılığa maruz kaldıklarını belirtti. 2016-2024 yıllarını kapsayan rapor, özellikle gençler ve kadınların risk altında olduğunu gösteriyor.
Raporun öne çıkan bulgularından ilki yaşa dayalı ayrımcılık. İş başvurusu yapanların %42’si yaş faktörünün engel olduğunu ifade etti. Gençlerin iş ararken sıkça deneyimsiz olarak görülmesi, yaşlıların ise yeterince dinamik bulunmaması, başlıca sorunlar arasında gösteriliyor. Raporda, “gençliğin hasar görmesinin, toplumun uzun vadede birlikteliğini tehlikeye attığı” vurgulandı.
Köken ve ten rengi de üst sıralarda yer alıyor. Katılımcıların %21’i, etnik köken veya ten rengine dayalı ayrımcılık yaşadıklarını aktardı. Kadınlar ise erkeklere oranla daha fazla ayrımcılığa uğradıklarını savunuyor; kadınların %24’ü ailevi durumu nedeniyle işe alınmada dezavantaj yaşadığını belirtirken, bu oran erkeklerde %4’te kaldı. Özellikle 25-34 yaş arası kadınların %22’sine gelecekte çocuk sahibi olup olmayacağı yönünde sorular sorulduğu ortaya çıktı.
Raporda ek olarak, işsizlik, eğitim seviyesi, cinsel yönelim veya “beyaz olmayan” olarak algılanmak da ayrımcılık riskini artırıyor. İlk kez, LGBTQIA+ bireylerin işe alımda bariz şekilde ayrımcılığa uğradığı saptandı. Heteroseksüel olmayan bireylerin kariyerlerinde 1,6 kat daha fazla ayrımcılıkla karşılaştığı kaydedildi.
Uzmanlar, bu etkilerin toplumsal uyum ve adalet duygusunda derin yaralar açtığını, ayrımcılıkla mücadelede kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.







