Dünya nüfusunun beşte dördü artık kentsel alanlarda yaşıyor
Yeni tanım ve uydu verileriyle yapılan araştırmaya göre, dünya nüfusunun sadece yüzde 19’u kırsalda yaşıyor.

Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan kapsamlı bir rapora göre, günümüzde dünya nüfusunun yüzde 81’i kentlerde ve kasabalarda yaşıyor. Bu oran, önceki tahminlerden oldukça yüksek olup, kentleşmenin sanılandan çok daha yaygın olduğunu gösteriyor.
Raporun yazarları, ülkelerin kent ve kırsal yerleşimleri tanımlamada kullandığı farklılıkları gidermek için, şehirleri en az 50.000 nüfus ve kilometrekare başına en az 1.500 kişi olarak, küçük yerleşimleri ise en az 5.000 kişi ve kilometrekare başına en az 300 kişiyle tanımladı. Buna göre, 45 yüzde nüfus büyük şehirlerde, 36 yüzde nüfus ise küçük yerleşimlerde yaşıyor; toplamda 81 yüzde kentli sayılıyor. Kırsalda yaşayanların oranı ise sadece yüzde 19 olarak tespit edildi.
Araştırmada 237 ülke ve bölgeden uydu görüntüleri ve ulusal anket verileri analiz edildi. 2050’ye gelindiğinde, kentlerde yaşayan nüfusun yüzde 83’e ulaşması bekleniyor. Bu artışa özellikle Doğu ve Güney Asya’daki iç göçler, Avrupa ve Kuzey Amerika’da ise uluslararası göçler sebep olarak gösterildi. Sahra Altı Afrika’da ise doğum oranlarının yüksekliği kentleşmenin temel nedeni olarak öne çıktı.
Kentleşmenin, çevre ve insan sağlığı açısından hem olumlu hem de olumsuz sonuçları olabileceği belirtiliyor. Düzensiz kent büyümesi, plansız ulaşım ve yeşil alan eksikliği karbondioksit salımının artmasına ve sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Ancak iyi planlanmış kentlerde enerji verimli toplu taşımanın ve yayaların kullanımının yaygınlaşması, sağlık hizmetlerine ve sosyal olanaklara daha kolay erişim gibi avantajlar da sağlanabiliyor.
Uzmanlar, kentleşmenin geri çevrilemez bir süreç olduğunu vurgulayarak, yaşanan bu hızlı değişimle birlikte şehirleri daha yaşanabilir, sürdürülebilir ve yeşil hale getirecek politika ve planlamalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.








