Bilim insanları yaşlanan hücreleri gençleştirmeyi başardı
Nanoflower yöntemiyle hücrelere enerji transferi sağlandı; kalp, beyin ve kas hastalıkları tedavisinde umut doğdu.

Bilim insanları, hücrelerin içindeki enerji santrali konumundaki mitokondrileri yenilemenin yeni bir yolunu keşfetti. Nanoflower teknolojisi sayesinde, sağlıklı kök hücrelerin ürettiği fazla enerjinin, hasarlı ve yaşlanan komşu hücrelere aktarılması sağlandı. Uzmanlara göre bu yöntem, başta kalp, beyin ve kas hastalıkları olmak üzere birçok alanda umut vadediyor.
Mitokondriler, yaş ilerledikçe hücrelerde sayıca azalıyor ve işlevlerini yitiriyor. Bu durum, beyinden kalbe kadar çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına yol açıyor. Yeni araştırmada bilim insanları, genetik müdahale veya ilaç kullanmadan yaşlanan hücreleri canlandıracak bir yöntem geliştirdi. Biyomedikal mühendisi Akhilesh Gaharwar, süreci “Sağlıklı hücreleri, yedek bataryalarını zayıf olanlarla paylaşmaları için eğittik,” ifadeleriyle özetledi.
Araştırmacılar, “nanoflower” adı verilen, molibden disülfitten üretilmiş çiçek biçimli özel parçacıkları kullandı. Bu nanoflower’lar, zararlı oksijen moleküllerini emerek kök hücrelerde mitokondri üretimini artıran genlerin çalışmasını sağladı. Kök hücreler doğal olarak mitokondri paylaşma kabiliyetine sahip. Ancak nanoflower’lar sayesinde, laboratuvar deneylerinde bu paylaşım normalden iki kat fazlaya çıktı.
Kalp kasında bulunan düz kas hücrelerinde mitokondri transferi sonrası canlılık oranı üç-dört katına yükseldi. Zararlı kemoterapiye maruz kalmış kalp hücrelerinde dahi, nanoflower ile tedavi edilen hücrelerin hayatta kalma başarısında kayda değer artış gözlendi.
Bilim insanları yöntemin, teorik olarak vücudun herhangi bir yerindeki hücreleri gençleştirmek için kullanılabileceğini ifade ediyor. Yöntemin ileride kalp hastalığında kalbe, kas hastalıklarında ise doğrudan kaslara uygulanabileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, çalışmalarının henüz erken aşamada olduğunu ancak yaşlanan dokuları kendi biyolojik mekanizmalarını kullanarak şarj etmenin mümkün olabileceği görüşünde birleşiyor. Eğer bu doğal güç paylaşım sistemi güvenle desteklenirse, hücresel yaşlanmanın bazı etkilerini yavaşlatmaya ve hatta tam tersine çevirmeye yardımcı olabilir.
Araştırmanın sonuçları PNAS dergisinde yayımlandı.








