AvrupaBelçikaHaberler

Belçika’daki FETÖ’cüler hakkımda suç duyurusunda bulunmuş

Belçika'ya kaçan FETÖ mensupları, "halkı terör eylemlerine teşvik ettiğim" iddiasıyla hakkımda resmi olarak suç duyurusunda bulunmuştur.

Bu suç duyurusunda, Belçika Ceza Kanunu’nun 140 bis maddesi dayanak gösterilmektedir. Bu madde, terör eylemlerine katılımı veya bu eylemleri teşvik eden mesajları yasaklamaktadır. Ancak burada kritik olan nokta, asıl terörle iltisaklı yapıların, basın mensuplarını sindirmek için hukuku manipüle etmeye çalışmalarıdır.

Bu tür suç duyuruları, FETÖ’nün yıllardır uyguladığı sistematik sindirme politikalarının bir parçasıdır. Özgür gazetecileri hedef alarak Avrupa’da kendilerine rahat hareket alanı oluşturmayı amaçlamaktadırlar. Gerçekleri yazan, halkı bilgilendiren ve FETÖ’nün karanlık bağlantılarını ortaya koyan gazetecileri susturarak, Avrupa’da kendilerini “sürgün edilmiş mağdurlar” olarak pazarlamaya çalışmaktadırlar.

Ancak gerçek ortadadır: Bu yapı, 15 Temmuz’da Türkiye’yi ele geçirmeye kalkışmış bir terör örgütüdür. Türkiye’de terör örgütü ilan edilmelerine rağmen, Avrupa’da basın özgürlüğünü kısıtlamak pahasına kendilerini aklama çabası içindedirler.

Eğer Avrupa gerçekten demokratik değerlerine ve ifade özgürlüğüne bağlıysa, bu tür manipülatif hukuki süreçlere göz yummamalıdır. Gazetecilere yönelik bu sindirme operasyonlarına karşı açık bir tavır almak zorundadır.

Bu noktada, hem Avrupa’daki hem de Türkiye’deki yetkilileri göreve çağırıyorum.

Gerçekleri yazan gazetecilere karşı yürütülen bu hukuki sindirme girişimlerine karşı kimse sessiz kalmamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri, yurtdışına kaçan ve Türkiye’ye karşı kara propaganda yürüten bu yapı ile ilgili uluslararası arenada daha fazla girişimde bulunmalıdır.

Avrupa’nın ise demokrasi ve basın özgürlüğü konusundaki samimiyetinin bir testiyle karşı karşıya olduğunun farkında olması gerekmektedir.

Basın kuruluşları ve özgür gazeteciler, bu olayın yalnızca benim şahsıma yönelik bir saldırı olmadığını, ifade özgürlüğü ve gazetecilik mesleğinin tamamına yönelik bir tehdit olduğunu görmelidir.

Basın özgürlüğü, ancak hukukun bağımsız ve tarafsız işlediği bir ortamda korunabilir. Avrupa’nın, demokrasiyi ve özgür basını gerçekten destekleyip desteklemediği, bu tür durumlarda aldığı tavırla anlaşılacaktır.

Bugün bana yapılan bu suç duyurusu, yarın başka bir gazeteciye yapılacaktır. Bu yüzden, hukukun bir baskı aracı olarak kullanılmasına izin vermemek ve basın özgürlüğünü korumak için hep birlikte mücadele etmek zorundayız.

Suat Bezeng

Aktif Media Başkanı / Gazeteci - Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu