
Belçika’daki acil çağrı merkezlerinde yaşanan kalıcı ve yapısal personel eksikliği, geçen yıl on binlerce acil çağrıya üç dakikadan uzun sürede yanıt verilmesine yol açtı.
En büyük gecikmeler Brüksel, Gent ve Anvers şehirlerinde kayıtlara geçti. Başkentte yaklaşık 25 bin acil çağrıya (toplamın yüzde 5,53’ü) üç dakikadan uzun bir beklemenin ardından yanıt verildi. Doğu Flaman Bölgesi’nde ise 10 binden fazla kişi (yüzde 3,25) aynı süreyle karşılaştı. Anvers’te bu sayı 4 bin 400’ü (yüzde 1,22) aştı.
Valon Brabant ise en az etkilenen bölge oldu; burada sadece 50 kadar çağrı sahibi (yüzde 0,06) üç dakikadan uzun bekleme süresiyle karşı karşıya kaldı. Kaç çağrıya hiç yanıt verilmediği ise henüz belirtilmedi.
Bu veriler, İçişleri Bakanı Bernard Quintin’in, milletvekili Matti Vandemaele’in soruları üzerine açıkladığı yeni istatistiklerle ortaya çıktı. Şu anda ülke genelindeki 11 acil çağrı merkezinde sadece 308 tam zamanlı personel görev yapıyor; bu sayı, merkezlerin sağlıklı şekilde işlemesi için gerekli görülen 361 kişinin oldukça altında. Ayrıca personel devri ve devamsızlık oranları da ortalamanın üzerinde seyrediyor.
Bunun yanında, koronavirüs krizi sonrası çağrı hacminde de keskin bir artış yaşandı. Geçen yıl merkezler toplamda 2,7 milyon çağrıya hizmet verdi. Bakanlık, son aylarda Doğu Flaman Bölgesi’ne destek amacıyla altı federal polis memuru gönderildiğini ve ulusal düzeyde yeni personel alım kampanyalarının başlatıldığını duyurdu.
Milletvekili Vandemaele, yaşanan personel sıkıntılarının toplum güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Vandemaele, “Bu tür acil durumlarda cevapsız kalan bir çağrı, hayat ile ölüm arasındaki farkı oluşturabilir,” dedi. Hızlı eğitim ve alım ile çağrı merkezi çalışanlarına adil koşullar ve uygun maaş imkanları sağlanmasını talep etti.








