Avrupa bizonlarının yeniden doğaya kazandırılması biyoçeşitliliğe ve iklime katkı sağlıyor

Avrupa’nın en büyük yaban kara memelisi olan Avrupa bizonu yok olmanın eşiğinden döndü. 20. yüzyıl başlarında avcılık ve yaşam alanı kaybı nedeniyle sayıları hızla azalan bizonlar, koruma çalışmalarının ardından Birleşik Krallık, Romanya, Almanya, İsviçre, Polonya, Belarus ve Litvanya’da yeniden sürüler halinde görülmeye başlandı. Avrupa bizonunun 1950’lerden başlayan yeniden doğaya bırakılması, yaban hayatı geri dönüşünde önemli bir başarı hikâyesi olarak öne çıkıyor. Bugün bu türün serbest dolaşan birey sayısı yedi bine ulaşmış durumda; en kalabalık sürüler ise Belarus ve Polonya’da bulunuyor.
Bizonlar, yalnızca türlerinin kurtarılmasıyla değil, çevre ve iklim üzerinde yarattıkları olumlu etkilerle de dikkat çekiyor. Özellikle Birleşik Krallık’ın Kent bölgesindeki Blean Woods ormanında, bizonlar biyolojik çeşitliliği artırıyor ve diğer yaban türlerine yaşam alanı sağlıyor. Hayvanlar otlayarak, ağaçları devirerek ve orman zemininin daha fazla ışık almasına katkı sunarak, karmaşık ekosistemleri onarıyor ve doğal ortamları iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hale getiriyor.
Romanya’nın Karpat Dağları’nda ise 2014’te geri getirilen bizon sürüsünün, karbon yakalama potansiyeli bilimsel araştırmalarla da ortaya kondu. Yüz yetmiş bireyden oluşan sürünün, yılda ortalama 43 bin ABD aracının saldığı karbon miktarını depolayabildiği belirlendi. Ayrıca Hollanda’da da bizonların döktüğü yumuşak kürklerin ötücü kuşlar tarafından yuva yapımında kullanılması, ekosistemde beklenmedik yeni faydalar sağlıyor. Böylece Avrupa bizonunun kurtarılması, kıta genelinde biyoçeşitlilik ve iklim mücadelesine doğrudan katkıda bulunuyor.







