
Friedrich Ebert Vakfı’nın desteğiyle gerçekleştirilen “Merkez Araştırması”, Almanya’da bir zamanlar sadece radikal gruplara atfedilen aşırı sağcı fikirlerin giderek toplumun merkezinde de kabul görmeye başladığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu eğilimin temel demokratik değerler açısından ciddi bir tehdit teşkil ettiği uyarısında bulundu.
Araştırmaya göre, kendini ‘ana akım’ olarak gören Almanların beşte biri, artık aşırı sağcı ideolojilere açıkça karşı çıkmıyor. Göçmenlere karşı ön yargı ve ayrımcılıkta artış yaşanırken, demokratik kurumlara güven belirgin şekilde azalıyor ve otoriter çözümlere ilgi büyüyor.
Araştırmanın yazarlarından Andreas Zick, agresif milliyetçiliğe verilen desteğin yüzde 20’ye yükseldiğini, ‘Alman kimliğinin kan ve soya dayandığı’ inancının ise yalnızca aşırı sağ çevrelerde değil, toplumun merkezinde de savunulduğuna dikkat çekti. Zick, “Demokratik merkezin içinde, aşırı sağcı dünya görüşlerinin daha fazla paylaşıldığını gözlemliyoruz” dedi.
Demokratik kurumlara duyulan güvensizlik 2024-2025 döneminde yüzde 21,5’e yükseldi. Araştırmacı Beate Kupper, “Demokrasiye güvenmeyenler, anti-demokratik önerilere daha açık oluyor” değerlendirmesinde bulunurken, artan yabancılaşmanın, politik başarısızlıklar ve siyasi elitlere duyulan güvensizlikten kaynaklandığını belirtti.
En belirgin değişimin ise genç kuşakta yaşandığı gözlendi. 18-34 yaş arasındaki Alman gençlerin yüzde 12,5’i yabancı düşmanı görüşleri benimserken, bu oran ileri yaş gruplarının iki katından fazla olarak kayda geçti. Uzmanlar, gençlerin sosyal medya aracılığıyla aşırı sağcı söylemlerden daha çok etkilendiğini vurguladı.
Almanya’daki aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, son seçimde yüzde 20,8 oy alırken, halkın üçte ikisi aşırı sağcılığın artmasından endişe duyduğunu belirtiyor. Uzmanlar, muhafazakar partilere AfD ile iş birliği yapılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor ve Avrupa’daki deneyimlerin, aşırı sağcılarla ortaklıkların ana akım partileri de sağa kaydırdığına işaret ediyor.
Almanya Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı, AfD’yi kesin aşırı sağcı bir oluşum olarak sınıflandırmıştı. Uzmanlar, Almanya’nın tarihi tecrübelerinin ve demokratik değerlerinin unutulmaması gerektiğini vurguluyor.








