
Almanya’da, ABD ile yaşanan Grönland krizi ve Başkan Donald Trump’ın Avrupa’ya yönelik politikaları, New York’ta tutulan altın rezervlerinin ülkelerine geri getirilmesi taleplerinin artmasına yol açtı. Dönüş talepleri, Alman ekonomi ve siyaset çevrelerinde tartışılırken, altın rezervlerinin Almanya’ya çekilmesinin jeopolitik riskleri azaltacağı görüşü öne çıkıyor. Bundesbank Araştırma Dairesi eski Başkanı Emanuel Mönch ve Yeşiller partisi temsilcileri, altının ABD’de kalmasının riskli olduğunu savunuyor. Avrupa Vergi Mükellefleri Birliği de rezervlerin Almanya’ya getirilmesini talep ediyor.
Bundesbank’ın rezervlerin geri çekilmesine karşı çıkanları ise, New York’un finansal ve lojistik açıdan hâlâ güvenli bir seçenek olduğunu öne sürüyor. Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel ve CDU’nun maliye politikaları sözcüsü Fritz Güntzler, altının bir kısmının ABD’de kalmasının faydalı olduğunu belirtiyor. Koalisyonun küçük ortağı SPD ise, panik yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, mevcut rezervlerin yarıdan fazlasının Frankfurt’ta saklandığını ifade ediyor.
Ekonomi çevrelerinde ayrıca, ABD ile ödeme sistemlerindeki bağımlılığın azaltılmasına yönelik çağrılar da dikkat çekiyor. IW Başkanı Michael Hüther, rezervlerin taşınmasının yerine, kredi kartları konusunda AB’nin daha stratejik ve bağımsız adımlar atmasını öneriyor. Almanya, dünyada ABD’nin ardından en yüksek altın rezervine sahip ikinci ülke konumunda olup, New York’ta toplam 1236 ton altını bulunuyor.








