AvrupaBelçikaHaberler

Belçika, artan ruh sağlığı sorunları ve cezaevlerinde krizle karşı karşıya

Belçika’da cezaevlerindeki personel ve toplum genelinde ruh sağlığı sorunları hızla artıyor; uzmanlar yapısal reform çağrısı yapıyor.

Belçika’nın ruh sağlığı sistemi, özellikle adalet sektöründe çalışanlar arasında gözlenen artan psikolojik destek talepleriyle birlikte ciddi bir baskı altında. Federal Adalet Kamu Hizmeti tarafından açıklanan verilere göre, destek talebinde bulunanların büyük kısmı ceza infaz koruma memurlarından oluşuyor. Uzmanlar, cezaevlerinin aşırı kalabalık ve personel eksikliğinin, şiddet olaylarının ve intihar vakalarının artmasına yol açtığını belirtiyor.

Merkezi Cezaevi İzleme Kurulu ve Federal İnsan Hakları Enstitüsü’nün raporlarına göre, Belçika cezaevlerinde intihar oranı Avrupa ortalamasının yüzde 50 üzerinde seyrediyor. Ülkede 1.000 mahkûma yalnızca 0,2 psikiyatrist düşerken, Avrupa ortalaması bu alanda 1,3’e ulaşıyor. Cezaevi personelinin intihar önleme ve ruhsal hastalık yönetimi konularında aldığı eğitim de yetersiz olarak değerlendiriliyor.

Adalet Bakanı Annelies Verlinden, sistemdeki eksiklikleri kabul etti, ancak Federal Halk Sağlığı Hizmeti ve bölgesel otoritelerle iş birliği içinde cezaevlerindeki bakım ekiplerinin güçlendirilmesi için adımlar atıldığını açıkladı. Bakan, mahkûmlar ve gözetim altında tutulanlar için bakım yollarının iyileştirildiğini söyledi.

Uzman raporu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2020’de verdiği, bir mahkûmun uygun tıbbi bakım sağlanmadan izole edilmesi ve zincire vurulmasının insanlık dışı muamele olduğuna hükmettiği karara da atıf yaptı.

Cezaevlerindeki tablo, Belçika toplumunun genelinde yaşanan daha geniş kapsamlı ruh sağlığı krizini yansıtıyor. Sciensano’nun ulusal anketine göre 2023-2024 yıllarında Belçikalıların yaklaşık beşte biri anksiyete, depresyon veya uyku bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklar yaşıyor. 15-24 yaş arası gençlerde bu oran dörtte bire ulaşırken, kendine zarar verme ve yeme bozuklukları da artış gösteriyor. Kadınlar ve düşük eğitim düzeyine sahip kişiler ise özellikle finansal zorluklar ve toplumsal izolasyona bağlı olarak daha yüksek risk altında bulunuyor.

Pandemi, enflasyon ve jeopolitik gerilimler gibi son krizler, toplum üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Her ne kadar çoğu Belçikalı ruh sağlığını ‘dengeli’ olarak tanımlasa da, yarıya yakını ciddi uyku sorunları yaşıyor ve her beş kişiden biri gelecek konusunda karamsar.

Ruh sağlığı kaynaklı uzun süreli iş gücü kaybı vakalarının oranı ülkede yüzde 37’ye ulaştı. Depresyon veya tükenmişlik sendromu nedeniyle çalışamaz hale gelenlerin sayısı 2016’dan bu yana yaklaşık yüzde 50 arttı. Uzmanlar, kapasite, koordinasyon ve önleyici hizmetlere daha fazla yatırım yapılmazsa, hem çalışma hayatında hem cezaevlerinde ruhsal sıkıntıların artacağı uyarısı yapıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu