Avrupa’nın ABD’ye dijital bağımlılığı tartışılıyor

Avrupa’da teknolojik suverenite ve ABD’ye olan dijital bağımlılık gündeme oturdu. Uzmanlar, Amerikan teknoloji devlerinin Avrupa’ya hizmet vermeyi bir gecede durdurması halinde bankacılık, sağlık, ulaşım ve devlet sistemlerinin saatler içinde aksayabileceğini ifade ediyor. Böyle bir senaryoda, ilk dört ila altı saat içinde bankaların çevrimiçi hizmetleri duracak, ödemeler ve ATM’ler çalışmayacak; hastane bilgi sistemleri, havalimanları ve enerji şebekeleri de ciddi risk altında olacak. Sadece bir gün içinde oluşabilecek potansiyel ekonomik kaybın seksen ila yüz elli milyar euro arasında olabileceği tahmin ediliyor.
Uzman Martin Hulin, “Avrupa’da bulut hizmetlerinin yüzde sekseninden fazlası Amerikan tedarikçilere bağlı” diyerek, teknolojik bağımsızlığın üç temel boyutu olduğunu vurguladı: Jeopolitik bağımsızlık, demokratik süreçlerin korunması ve inovasyon kapasitesinin Avrupa içinde geliştirilmesi. Hulin, kısa vadede ABD’den tamamen ayrışmanın mümkün olmadığını ancak Avrupa’nın yapay zeka, yarı iletkenler ve bulut altyapısı gibi stratejik alanlara yatırım yaparak bağımlılığı azaltması gerektiğini belirtti.
Teknolojik suverenite ise kritik teknolojilerin, verilerin ve ekosistemin Avrupa kontrolünde olması anlamına geliyor. Uzmanlara göre Avrupa, bilimsel potansiyel ve sermayeye sahip olsa da koordinasyon ve finansman konusunda geri kalıyor. Gecikilen her adım, ciddi ekonomik ve siyasi sonuçlar doğurabilir. Teknolojik bağımsızlığın bir lüks değil; Avrupa’nın geleceği için hayati bir gereklilik olduğu ifade ediliyor.








