Avrupa Birliği’nde karbon vergisi uygulaması 1 Ocak’ta başlıyor: Türkiyede etkilenecek
AB, 1 Ocak'tan itibaren karbon yoğun ürünlerin ithalatında karbon vergisi almaya hazırlanıyor. Türkiye'nin ihracatı da etkilenecek.

Avrupa Birliği (AB), iklim ve çevre hedefleri kapsamında geliştirdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) geçiş dönemi sona erdi. 1 Ocak 2026’dan itibaren demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre ve hidrojen gibi karbon yoğun sektörlerin AB’ye ihracatında sınırda karbon vergisi uygulanacak.
CBAM ile AB’ye ithal edilen ürünlerin emisyon maliyetleri, Avrupa Birliği içindeki üreticilerle eşitlenecek ve böylece karbon kaçağı önlenerek adil bir rekabet ortamı hedeflenecek. Yeni uygulamada yalnızca raporlama yeterli olmayacak, ithalatçılar mali yükümlülüklerle karşılaşacak. AB’ye ithal edilen ürünler için CBAM sertifikası satın alınması ve teslim edilmesi zorunlu olacak. Sertifika fiyatları, Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi’nin haftalık ortalama fiyatları üzerinden belirlenecek ve emisyon verilerinin bağımsız kuruluşlarca doğrulanması gerekecek.
Elektrik ve hidrojen hariç, ithalatçı başına yıllık toplam 50 tonun altındaki ithalatlar vergiden muaf tutulacak. Ancak uygulamanın, küresel ticarette büyük değişikliklere yol açabileceği öngörülüyor. AB’ye ihracat yapan ülkeler, konumlarını korumak için temiz teknolojilere yatırım yapmak ve emisyonlarını azaltmak zorunda olacak.
Türkiye’nin AB ile yıllık ticaret hacmi 200 milyar euroyu aşıyor ve mal ihracatının yüzde 40’tan fazlası AB’ye gidiyor. Türkiye’nin demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre ve hidrojen sektörleri sınırda karbon vergisinden doğrudan etkilenecek. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin analizine göre, Türkiye’nin AB’ye bu kapsamda yaptığı ihracat toplam ihracatının yüzde 6-7’sine denk geliyor. Ülkedeki kırılganlık en çok demir-çelik ve alüminyum sektörlerinde öne çıkarken, bu sektörlerde yüksek enerji tüketimi ve düşük katma değer riskleri vurgulanıyor.
Rasih Öztürkmen’e göre, 2026’dan itibaren CBAM ciddi bir mali yükümlülük doğuracak ve 2028’e doğru kapsama giren ürünler ve denetimler artacak. Öztürkmen, “AB’ye ihracatta artık sadece ürün değil, ürünün nasıl üretildiği ve ölçülebilir şekilde ispatlanması belirleyici olacak. Veri sunulamayan ihracatta maliyetler artacak,” ifadelerini kullandı. Uzmanlara göre, CBAM’ın yalnızca nihai ürünü değil, üretim zincirlerini de etkilemesi bekleniyor. Sektör temsilcileri şirketleri, emisyon muhasebesini güçlendirmeye ve veri paylaşımında şeffaf olmaya çağırıyor.
Sonuç olarak, AB’nin yeni karbon vergisi düzenlemesi Türkiye’nin ihracatında hem fırsatlar hem de riskler barındırırken, sürdürülebilir üretim için dönüşümü hızlandıracağı öngörülüyor.








