Avrupa Birliği, ABD-İran ateşkesini memnuniyetle karşıladı ancak belirsizlikler sürüyor

ABD ile İran arasında varılan ateşkes anlaşması, uzun süredir süren çatışmanın ardından Orta Doğu’daki tansiyonu düşürme potansiyeli nedeniyle Avrupa Birliği tarafından memnuniyetle karşılandı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Pakistan’ın ara buluculuğunda sağlanan anlaşmanın bölgede istikrar için önemli bir adım olduğunu belirtirken, Almanya ve İspanya başta olmak üzere çok sayıda Avrupa ülkesinden benzer açıklamalar geldi. Ancak Avrupalı liderler, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve ABD’nin İran’a yönelttiği tehditlerin ardından oluşan siyasi ortamda, sürecin istedikleri kadar hızlı ve şeffaf işlemediği görüşünde birleşiyor.
Ateşkese rağmen Hürmüz Boğazı’nın akıbeti konusundaki belirsizlikler ve bölgede süren askeri hareketlilik, tedarik zincirlerinde sarsıntılara, enerji fiyatlarında yükselişe ve ekonomik istikrarsızlık endişelerine yol açtı. Avrupa, Boğaz’ın güvenliği ve geçiş özgürlüğünün sağlanmasına katkı sunma taahhüdünü yineledi, ancak bölgedeki jeopolitik riskler nedeniyle fiili askeri destek ve müdahalelerin ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesini bekleyeceği belirtiliyor. Ayrıca AB liderleri, herhangi bir geçiş ücreti ve gümrük uygulamasının Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu vurguladı.
Tahran ile ilgili bir diğer temel mesele ise yaptırımların kaldırılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin geleceği olarak öne çıkıyor. AB, İran’ın Rusya’nın Ukrayna’daki askeri faaliyetlerine desteğine karşı sert tutum sergilerken, Brüksel yönetimi şu aşamada yaptırımların hafifletilmesini spekülatif buluyor. Ayrıca İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarının devam etmesi, bölgede yeni bir insani kriz ve Avrupa’ya göç dalgası riski yarattığı için AB’nin endişelerini artırıyor. Avrupa Komisyonu, ateşkesin Lübnan’ı da kapsaması yönündeki çağrılarını sürdürse de, sahadaki gelişmeler istikrarın sağlanmasının zaman alabileceğini gösteriyor.








