
Sachsen-Anhalt eyaletine Ukrayna’dan gelen savaş mültecilerinin sayısında son dönemde yeniden artış yaşanıyor. Özellikle Altmarkkreis Salzwedel bölgesindeki Gardelegen kentinde bu artış belirgin şekilde hissedildi. Yerel yönetim, artan başvurular karşısında daha fazla konaklama ihtiyacı doğduğu için şehirde yeni bir geçici barınma merkezi açtı.
Gardelegen’de, eski bir meslek okulu binası acil olarak geçici sığınma yeri olarak kullanıma açıldı. Yetkililer, önceden haftada 5 ile 10 arasında Ukraynalı mültecinin ilçeye atandığını, ancak Ekim ayı ortasından bu yana bu sayının haftada 30’a yükseldiğini bildirdi. Resmi açıklamaya göre yalnızca Altmarkkreis Salzwedel’de şu anda yaklaşık 190 Ukraynalı mülteci barınıyor. Eyalet genelinde ise yaklaşık 34.400 Ukraynalı savaş mültecisinin yaşadığı belirtiliyor.
Söz konusu artışın başlıca nedeni olarak, Ukrayna yönetiminin genç erkekler için uyguladığı çıkış yasaklarında esnemeye gitmesi gösteriliyor. İçişleri Bakanlığı verilerine göre ülkeden ayrılan Ukraynalıların sayısı, Ekim ayında Almanya genelinde yaklaşık 21.000’e ulaştı. Bu sayının, Ağustos ayına kıyasla neredeyse 10.000 kişilik bir artışa karşılık geldiği bildiriliyor. Gelenler, Almanya’daki eyaletler arasında “Königsteiner Anahtarı” adı verilen dağıtım sistemiyle nüfus ve vergi gelirine göre paylaştırılıyor. Bu çerçevede, Sachsen-Anhalt’ın şu anki mülteci kabul oranı yüzde 2,7 seviyesinde.
İçişleri Bakanlığı, mülteci sayısındaki dalgalanmalar nedeniyle ilçe ve şehirlerin hızlı çözümler üretmek zorunda kaldığını vurguladı. Barınma merkezlerine ek olarak, yeni gelenlerin özel konutlara yönlendirilmesi ve hızlı şekilde iş bulmaları veya eğitime katılabilmeleri için destekler sağlandığı belirtildi. Yetkililer, mültecilerin barınma ve bakımına ilişkin tüm masrafların eyalet yönetimi tarafından karşılanacağını açıkladı.
Gözlemciler, Ukrayna’dan gelen mültecilerin entegrasyonu konusunda yerel yönetimlerin kapasitesinin sınandığına dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalara göre, Almanya’ya gelen Ukrayna kökenli mültecilerin yaklaşık yarısı kalıcı olarak ülkede kalmayı düşünüyor ve önemli bir kısmı da iş bulmuş durumda.








