
Almanya’da Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) oluşan koalisyon hükümeti, ekonomik büyümeyi artırmaya yönelik tartışmalarla karşı karşıya. Şubat ayında yapılan erken seçimlerin ardından iktidara gelen Hristiyan Birlik bloğu, ekonomiyi canlandırma taahhüdünde bulunmuştu. Ancak ekonomi çevreleri, şu ana kadar vaat edilen adımların somut şekilde hayata geçirilmediğini ve 2026 yılına ilişkin beklentilerin karamsar olduğunu belirtiyor.
CDU’lu Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, daha fazla çalışma ve işten çıkarmaların kolaylaştırılması için reform talebinde bulundu. Reiche, emeklilik yaşının yükseltilmesi ya da haftalık çalışma saatlerinin arttırılması gerektiğini savundu. Ayrıca, yarı zamanlı çalışanların tam zamanlı işlere yönlendirilmesi ve işten çıkarmaların önündeki engellerin esnetilmesi çağrısında bulundu. Bakan, “Bir yandan yeni eleman bulamamaktan şikayet eden şirketlerin, diğer yandan yaşlı çalışanlarının kısmi emekliliğine izin vermesi kabul edilemez” dedi.
Hristiyan Birlik Meclis Grubu Başkanı Jens Spahn ise, ekonomik büyümenin “ülkenin kader sorunu” olduğunu vurgulayarak, 2026’nın yeni borçlanmaların değil, büyümenin yılı olması gerektiğini belirtti. Spahn, sosyal güvenlik primlerinin azaltılması veya sabitlenmesinin şirketler üzerindeki maliyet baskısını hafifleteceğini ifade etti.
Koalisyon ortağı SPD ise, çalışma yaşamını çalışanlar lehine düzenlenmesi gerektiğini savunarak, bazı ekonomik reform önerilerine mesafeli yaklaşıyor. Ekonomi Bakanı Reiche, SPD’nin koalisyon sözleşmesini reform girişimlerinin önünde bir “tavan” olarak gördüğünü, ancak bu sınırların aşılması gerektiğini dile getirdi.
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), 2026 yılı için yüzde 0,6 oranında büyüme öngörüyor. Ülkede ortalama haftalık çalışma süresi 34,3 saatle Avrupa ortalamasının altında kalırken, yarı zamanlı çalışan oranın yükselmesi de ekonomi politikalarında tartışma yaratıyor.








