
Almanya’da yapılan güncel bir bilimsel araştırma, ülkedeki demans vakalarının üçte birinden fazlasının önlenebilir nedenlere dayandığını ortaya koydu. Rostock/Greifswald’daki Alman Nörodejeneratif Hastalıklar Merkezi ile ABD’deki Harvard Tıp Okulu’nun iş birliğiyle yürütülen çalışma, değiştirilebilir risk faktörlerinin demansla mücadelede önemli bir rol oynayabileceğine dikkat çekiyor.
2023 yılı Alman Yaşlılık Araştırması verilerine dayanan araştırmaya göre, demans vakalarının yüzde 36’sı diyabet, depresyon, aşırı alkol kullanımı, işitme kaybı, düşük eğitim seviyesi ve obezite gibi değiştirilebilir etkenlerle bağlantılı. Uzmanlar, sağlıklı yaşam tarzı, iyi tıbbi bakım ve sosyal destek ile bu risklerin azaltılabileceğini belirtiyor. Araştırmada özellikle depresyon, işitme kaybı, düşük eğitim ve diyabet en etkili faktörler olarak öne çıktı.
Çalışma, risk faktörlerinin yalnızca bireysel davranışlarla değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerine erişim ve toplumsal koşullarla da bağlantılı olduğunu gösteriyor. Doğu Almanya ve kırsal bölgelerde yaşayanlar, bu risk faktörlerine daha fazla maruz kalıyor. Bilim insanları, önleyici sağlık politikalarının dikkatli ve hedefe yönelik olarak geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Hesaplamalara göre, risk faktörlerinin yüzde 15 oranında azaltılması halinde 2050 yılına dek yaklaşık 170 bin, yüzde 30 oranında azaltılması durumunda ise 330 binden fazla demans vakasının önüne geçilebilir. Uzmanlar, demansın bireyler ve toplum üzerindeki yükünü hafifletmede erken ve kapsamlı önlemlerin hayati önem taşıdığı görüşünde.








